İnternet sitemizde çerez (cookie) kullanılmaktadır. Çerezler (cookie) hakkında detaylı bilgi için Çerez Politikası'nı inceleyiniz. Devam etmeniz halinde çerez (cookie) kullanımına izin verdiğinizi kabul edeceğiz. Çerez ayarlarınızı değiştirmeniz halinde internet sitesinin birtakım özelliklerini kullanamayabileceğinizi belirtmek isteriz.

Bitkisel gıdalar kanserden korunmada en önemli dostlarımız

Bitkisel gıdalar kanserden korunmada en önemli dostlarımız

Kemoterapi ve radyoterapinin yan etkilerini azaltan bitkiler nelerdir?

  • Radyoterapinin uygulandığı sahada ciltte kızarıklık ve yara açılması, akciğerde hasar, verildiği organ çevresindeki dokularda hasar ile kemik iliğinin işlevini bozucu yan etkileri olabilmektedir. Amla, avemar, aynısafa, beta glukan, coriolous, çin melekotu, ellajik asit, ışgın, lycium, ökse otu, panax ginseng, resveratrol, somnifera ve şakayık gibi doğal besinler veya besinlerin içerdiği doğal bileşenler radyoterapinin yan etkilerini azalttığına dair çoğunluğu preklinik çalışmalar vardır.

  • Kemoterapi ilaçlarının çoğu vücutta birçok sistem üzerine yan etkilere neden olabilmektedir. Özellikle saç, mide-barsak sisteminin iç yüzünü döşeyen hücreler, kemik iliği gibi hızlı çoğalan hücreleri öldürebilmekte ve buna bağlı şiddetli yan etkiler ortaya çıkabilmektedir. Ayrıca böbrek ve karaciğer testlerini bozabilmektedir. AHCC, astragalus, beta glukan, biberiye, coriolous, çemen otu, çin melekotu, çörek otu, devedikeni, dulavrat otu, ginkgo biloba, karahindiba, keten tohumu, lycium, meyan kökü, ökse otu, reishi mantarı, shiitake mantarı, panax ginseng, şakayık, üzüm, yeşil çay, zencefil ve zerdeçal gibi besinler veya besinlerin içerdiği doğal bileşenler kemoterapinin yan etkilerini azaltmada ve / veya kanser hücrelerini öldürücü etkilerini arttırmada yoğun olarak araştırılmaktadır. Bu konuda giderek artan çalışma vardır. Burada en önemli ayrıntı, nütrisyonel desteklerin ve gıdaların bazıları birlikte kullanıldığı ilaçların etkisini de azaltabilmektedir (örneğin meyan kökü cisplatin, zerdeçal irinotekan, sarı kantaron ve greyfurt da birçok ilacın etkisini bozmaktadır). Bu nedenle hastalar tedavilerini yürüten onkoloji uzmanından habersiz destek almamalıdır.

Kaynaklar: 

Verma P, Jahan S, Kim TH, Goyal PK. J Ginseng Res. 2011 Sep;35(3):261-71.

Sima P, Vannucci L, Vetvicka V. Ann Transl Med. 2014 Feb;2(2):18.

 

Qi L, Liu CY, Wu WQ, Gu ZL, Guo CY. Fitoterapia. 2011 Apr;82(3):383-92. 

 

Reeve VE, Allanson M, Arun SJ, Domanski D, Painter N. Photochem Photobiol Sci. 2010 Apr;9(4):601-7.

 

Jindal A, Soyal D, Sharma A, Goyal PK. Integr Cancer Ther. 2009 Mar;8(1):98-105. 

 

McCulloch M, See C, Shu XJ, Broffman M, J Clin Oncol. 2006 Jan 20;24(3):419-30.

 

Huang CY, Chen JY, Wu JE, Pu YS, Liu GY, Pan MH, J Agric Food Chem. 2010 Aug 11;58(15):8798-805.

 

Bayet-Robert M, Kwiatkowski F, Leheurteur M, Cancer Biol Ther. 2010 Jan;9(1):8-14. Epub 2010 Jan 21.

 

Saxena R, Rida PC, Kucuk O, Aneja R. Mol Nutr Food Res. 2016 Feb 4. 

 

 

Sağlığımız için yararlı bitkisel besinleri en “doğru” uygulama şekli nedir? Bu bitkileri evde (çay, salata veya yemeklerde) uygulayarak kanserden korunmak mümkün mü? Eğer mümkünse uygulama sırasında, bitkiyi alıp kullanıncaya kadar dikkat edilmesi gereken noktaları nelerdir?

  • Kanser kelimesinin kendisi ürkütücü olup pek çok insan için ölüm ile eşdeğer tutulmaktadır. Hâlbuki kanserin oluşumu genellikle uzun yıllar sürmekte ve hücrelerde kanserleşme süreci yavaş olmaktadır. Bu sürecin çok ilerlemeden belli bir noktada durdurulması veya geriletilmesi mümkündür. Bu noktada yararlı olacak olan beslenme ve yaşam tarzı değişiklikleri sonraki bölümde bahsedilecektir. Bitkilerin kansere karşı yararının en çok olduğu alan kanserden korunma olup şifalı bitkilerin birçoğu bu konuda yararlı olmaktadır. Kansere karşı etkili fitokimyasalları içeren bitkilerin kanserden koruyucu olduklarını gösteren birçok araştırma bulunmaktadır. Bu çalışmalarda bitkisel ürünlerin daha çok çiğ olarak ve yarı pişmiş olarak kullanılmasının besin değerini koruduğu ve maksimum yarar sağladığı gösterilmiştir. Bununla birlikte bazı besinler için istisna olabilmektedir. Örneğin domatesin pişmesi ile likopen gibi sağlığa çok yararlı maddenin emilimi daha fazla olmaktadır. Kansere karşı koruyucu olan bitkilerin diğer sistem hastalıklarına karşı da büyük yararları bulunmakta ve sağlığın idamesine katkıda bulunmaktadırlar. İnsülin direncinin azaltılması, kan şekerinin düzenlenmesi, bağışıklık sisteminin uyarılması, kolesterol ve lipid düzeylerinin azaltılması, pıhtılaşmanın azaltılması, tansiyonun düşürülmesi, kalp ve damar sertliğini azaltmaları en önemli diğer yararlarıdır.

  • Günümüzde en çok yapılan yanlışlardan birisi meyvenin sadece suyunun tüketilmesidir. Kansere karşı etkili olan meyvelerin sadece suyunun değil posasının da tüketilmesi kansere karşı daha fazla yararı olmaktadır. Meyve suyunun aynı hacimdeki posa içeren meyve suyuna göre kalorisi daha yüksek olduğu için zamanla kilo alımına ve kanser riskinde artışa neden olabilmektedir. Liften zengin posanın mide ve barsak kanserlerine karşı koruyucu özellikleri de bulunmaktadır.

  • Bitkisel gıdalar çay halinde, salatalara katılarak veya baharat olarak yemeklere katılarak tüketilebilmektedir.

  • Kanserden korunmada yararlı olan çok sayıda bitkisel gıda bulunmaktadır. Bunların en önemlilerini ve korunmada yararlı oldukları kanser türlerini şöyle sıralayabiliriz.

1. Sarımsak: mide, kalınbağırsak, yemek borusu ve prostat kanserine karşı koruyucudur. Sarımsağın pişirme, mikrodalga veya kurutma ile hazırlanan ürünlerinde asıl yararlı madde olan alil sülfür bileşenlerinin azalmasına neden olmaktadır. İdeali çiğ tüketilmesidir.

Günlük doz olarak çiğ sarımsak 2-5 gram/gün, kurutulmuş toz sarımsak 0.4-1.2 gram/gün, sarımsak yağı 2-5 mg/gün, sarımsak ekstraktı 300-1000 mg/gün tüketilmesi gereklidir.

2. Dutsu meyveler (ahududu, dut gibi): ağız, yemek borusu ve kalınbağırsak kanserine karşı koruyucudur. Günde bir fincan çiğ olarak tüketilmesi önerilmektedir.

3. Brokoli: son yıllarda sağlık için en yararlı bitkilerin başında sayılmakta olup kansere karşı koruyuculuğu en yüksek bitkilerdendir. Akciğer, kalınbağırsak, rahim, prostat, yumurtalık ve meme kanseri riskini azaltmaktadır. Asıl yararlı maddesi acı tadını veren sülforafan olup brokoli filizinde bol bulunmaktadır. Günde bir yemek kaşığı brokoli filizi alınması, haftada 1.5 kilogram brokoli tüketilmesine eşdeğerdir. Günümüzde brokoli filizinden hazırlanan yüksek kalitede ürünler bulunmaktadır.

4. Soya: soya ürünlerinin düzenli olarak tüketilmesi ile meme, rahim ve yumurtalık kanseri gibi kanserlerden korunma sağlanmakatadır. Uzakdoğuda meme kanserinin az görülmesinin nedenlerinden birisi soya ürünlerinin daha çok tüketilmesidir. Soya sütü veya soyadan hazırlanan tofu olarak yurtdışında kullanımı yaygındır. Tofu başta olmak üzere diğer soya ürünlerinin yağ içeriğinin düşük olması, proteinden zengin olması nedeni ile sağlıklı besinlerin başında gelmektedir.

5. Yeşil çay: karaciğer, prostat, akciğer, pankreas, kalınbağırsak kanserine karşı koruyucu etkisi vardır. Günde 5 fincandan fazla yeşil çay içilmemelidir.

6. Domates: likopen isimli madde içermekte olup prostat, akciğer ve mide kanseri riskini azaltabilmektedir. Pişmiş olarak tüketilmesi daha fazla yarar sağlamaktadır. Mevsiminde günde 3-5 adet domates tüketilmesi çok yararlıdır.

7. Zerdeçal: önemli baharatlardan olup ağız, idrar torbası, mide, rahim ağzı, kalınbağırsak ve cilt kanserlerine karşı koruyucu olabilmektedir. Günde iki tatlı kaşığı tüketilmesinin yararlı olabileceği düşünülmektedir.

8. Mantar ürünleri: çeşitli kanserlerin görülme sıklığını azalttığı düşünülmektedir. Bağışıklık sistemini uyaran polisakkarit yapıları temel etkilidir. 

9. Zeytinyağı: dünyada son yıllarda önem kazanan sağlıklı besinlerin başında gelmektedir. Meme, yumurtalı, kalınbağırsak, yemek borusu, mide ve akciğer kanserine karşı koruyucu olduğu ile ilişkili çok sayıda çalışma bulunmaktadır. Zeytinyağının pişirildiği zaman besin değerini yitirmesi ve yapısının bozulması nedeni ile çiğ olarak tüketilmelidir. Ayrıca zeytinyağının ışık ve hava ile teması sonucu okside olarak yararlı maddeleri azalmaktadır. Bu nedenle günlük kullanımda zeytinyağının ağzı kapalı, küçük ve koyu renkli şişelerde saklanmalıdır.

10. Üzüm: kansere karşı koruyucu besinlerin başında gelmektedir. İçinde bulunan resveratrol maddesi temel etkili olup üzüm kabuğuna bol bulunmaktadır. Üzüm çekirdeği ekstraktı da yararlı olan bir diğer besin takviyesidir. Özellikle menapoza girmiş kadınlarda üzüm çekirdeği ekstraktının meme kanserine karşı koruyucu olabileceğini düşündüren çalışmalar bulunmaktadır. Bu konuda menapoza girmiş meme kanserli hastalarda üzüm çekirdeği ekstraktının tedavideki etkinliği A.B.D.’ de araştırıldığı klinik çalışmalar yürütülmektedir.

Kaynaklar: 

Afrin S, Giampieri F, Gasparrini M, Forbes-Hernandez TY, Molecules. 2016 Jan 30;21(2).

 

Park JM, Lee HJ, Yoo JH, Ko WJ, Cho JY, Hahm KB. Best Pract Res Clin Gastroenterol. 2015 Dec;29(6):855-67.

 

Casari I, Falasca M. Cancers (Basel). 2015 Nov 23;7(4):2309-17.

 

Zulueta A, Caretti A, Signorelli P, Ghidoni R. World J Gastroenterol. 2015 Oct 7;21(37):10636-43

 

Kashino I, Mizoue T, Tanaka K, Tsuji I, Tamakoshi A, Jpn J Clin Oncol. 2015 Oct;45(10):973-9.

 

Turati F, Rossi M, Pelucchi C, Levi F, La Vecchia C. Br J Nutr. 2015 Apr;113 Suppl 2:S102-10. 

 

Bilimsel araştırmaları yapılmış bitkiler hangileri?
(
Kaynak: Doç Dr u0735668_canfeza Sezgin, Hangi Kansere Hangi Bitki?, Hayykitap, 2010)

Günümüzde hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaçların yaklaşık olarak % 60’ı doğadaki ürünlerden elde edilmiş veya bu ürünler temel alınarak geliştirilmiştir. Bilimsel alandaki ilerlemeler sayesinde okyanuslar gibi ulaşılması zor bölgelerde de ilaç geliştirme için araştırmalar yapılmaya başlanmış ve okyanus canlılarından çeşitli ilaçlar geliştirilmiştir.

Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların bir bölümü de bitkilerden elde edilmektedir. Bu bitkilere örnek verirsek porsuk ağacı (taksan grubu ilaçlar), Cezayir menekşesi (vinka alkoloidleri), Asya mutluluk ağacı (kamptotekinler) ve mayıs elması (podofilotoksinler)’ dır. Ayrıca streptomiçes grubu mantarlardan elde edilen doğal ürünlerden olan antibiyotikler grubu ilaçlar da (antrasiklinler) kanser tedavisinde yoğun olarak kullanılmaktadır. Bir tür deniz canlısından elde edilen trabectedin ilacı da son yıllarda kanser tedavisinde kullanılmaya başlanmıştır.

Geleneksel halk tedavilerinde kansere karşı kullanılan bir çok bitkisel ürünle ilgili olarak da bilim dünyası kayıtsız kalmamış ve bu alanda da son yıllarda giderek artan sayılarda araştırmalar yapılmaya başlanmıştır. Kanser tedavisinde ilaçların etkinliğinin sınırlı kalması nedeni ile tedavinin başarı şansının arttırılmasında bitkisel ürünler yanı sıra diğer tamamlayıcı tedavi yöntemlerinin kullanılması konusunda son 10 yılda giderek artan sayıda araştırmalar yapılmakta ve bu konuya büyük fonlar ayrılmaktadır. Kanser hücreleri, hayvan çalışmaları ve daha az oranda da insanlarda yapılan kinik çalışmalarda çeşitli bitkisel ürünlerin kansere karşı etkinlik gösterdiği saptanmıştır. Bu bitkilerle ilgili araştırmalar halen devam etmektedir. Aşağıda çalışmalarda kansere karşı etkili olduğu düşünülen bitkiler sıralanmaktadır (bu bitkiler kanser ilacı olmayıp tıbbi tedavi yerine geçmemektedir):

Agaricus blazei (Mantar)
AHCC (Mantar kapsülü)
Alıç/ Crataegus monogyna
Aloe vera
Amla (Emblica officinalis L.)
Andrographis otu (Andrographis paniculata L.)
Arı poleni
Ashwagandha (Withania somnifera Dun.)
Astragalus (Astragalus membranaceus L.)
Aynısafa (Calendula officinalis L.)
Avemar
Biberiye (Rosmarinus officinalis L.)
Black cohosh (Cimicifuga Racemosa L.)
Boswellia serrata L.
Brokoli (Brassica olerace var. italica Plenck)
Buğday çimi (Wheat grass)
Bupleurum (Bupleurum scorzoneraefolium)
Cat’s claw (Uncaria tomentosa)
Cezayir menekşesi (Catharanthus roseus L.)
Coriolous versicolor
Croton lechleri
Çemen otu (Trigonell foenum-graecum L.)
Çin kuşkonmazı (Asparagus cochinchinensis L.)
Çin melekotu (Angelica sinensis L.)
Çivitotu (Isatis tinctoriaL.)
Çörek otu (Nigella sativa L.)
Deniz salatalığı
Devedikeni (Silybum marianum L.)
Dulavratotu (Lappus officinalis L.)
Dut
Ekinezya (Echinacea)
Forskolin (Coleus forskohlii L.)
Ginkgo biloba L. (Mabet ağacı)
Goldenseal (Hydrastis canadensis L.)
Gotu Kola
Greyfurt
Haelan
Holy basil (Ocimum sanctum L.)
Huanglian (Coptis chinensis)
Isırgan otu  (Urtica dioica L.)
Işgın (Rheum officinale L.)
Japanese knotweed
Kan otu (Sanguinaria canadensis L.)
Karahindiba (Taraxacum officinale L.)
Keten tohumu (Linum L.)
Kızılcık (Vaccinium macrocarpon Ait.)
Kudret narı (Momordica charantia L.)
Ligustrum lucidum (Privet)
Lycium (Lycium barbarum L.)
Maitake mushroom (Grifola frondosa L.)
Meyankökü (Glycyrrhiza glabra L.)
Nar (Punica granatum L.)
Noni (Morinda citrifolia L.)
Ökse otu (Viscum album L.)
Panax ginseng
Panax quinquefolius
Pelinotu (Artemisia annua L.)
Phellinus linteus polisakkariti
Pleurotus ostreatus
Pygeum africanum
Reishi mushroom
Rhodiola rosea L. (Rhodiola root)
Sarcandra glabra
Sarı kantaron (Hypericum perforatum L.)
Sarımsak (Allium sativum L.)
Saw palmetto (Serenoa repens L.)
Scullcap (Scutellaria baicalensis L.)
Scutellaria barbata
Shiitake mushroom
Siberian ginseng (Eleutherococcus senticosus L.)
Spirulina
Stevia rebaudiana
Şakayık (Paeonia)
Üzüm
Yaban mersini (Vaccinium myrtillus L.)
Yeşil çay (Camellia sinensis L.)
Zencefil (Zingiber officinale L.)
Zerdeçal (Curcuma longa L.)

Hangi Kansere Hangi Bitki’ isimli kitabınızda bir kanser türü için birçok bitki sıralanıyor. Bunları birlikte kullanmak zararlı olabilir mi?

Kitapta kanserlere göre bilimsel çalışmalarda (çoğu laboratuarda hücre ve hayvan deneylerinde, azı da insanlarda yapılan çalışmalar) etkinliği saptanmış olan doğal ürünler sınıflandırılmıştır. Bunların hepsinin kullanılması söz konusu değildir. Çünkü ne kadar çok ürün kullanılırsa o kadar çok yan etki ve bitki-ilaç olumsuz yan etkileşimleri olmaktadır. Ayrıca bitkisel ve nütrisyonel yardımcı gıda takviyeleri kullanılan ilaçların tedavi edici özelliklerini ve yan etkilerini olumsuz yönde etkilememelidir. Bitkisel ve nütrisyonel yardımcı gıta kviyeleri yasaklanmış ürün olmamasına, insan çalışmalarında yan etkileri ile ilgili bilgi bulunmasına, kanser ilacının etkisini arttırmasına, hastanın bağışıklık sistemini uyarmasına göre seçilmektedir. Kanserin alternatif tedavisi değil de tamamlayıcı destek tedavisidir. İntegratif tedavi olarak isimlendirilen bilimsel tedaviler yanında tamamlayıcı tedavilerin yararlı olabilir. Tamamlayıcı tedavide sadece nütrisyoenl veya botanik takviyelerin değil hipnoz, akupunktur, masaj, müzik tedavisi gibi diğer yaklaşımlar da yararlıdır. Amerika ve Avrupa’ da birçok gelişmiş kanser merkezlerinde bu yaklaşımlar integratif kanser tedavisi kapsamında konsültasyonlarla yürütülmektedir. Fakat burada tedavinin genel gidişatını onkoloji uzmanları takip etmektedir.